Kedin seni bir insan olarak görmüyor, peki sen onun için nesin

Kedilerin sizi bir insan olarak görmediğini düşünün. Peki, onlar için nesiniz? Kediniz sizi ne şekilde algılıyor? Bu noktada, kedinizin bakış açısını anlamak, onunla olan ilişkinizi yeniden şekillendirebilir. Kedinizi daha iyi anlayabilmek için, öncelikle onların fiziksel algılarını incelemek gerek.

YouTube video thumbnail

Kedilerin görme yeteneği insanlardan oldukça farklıdır. İyi bir gece görüşüne sahip olan kediler, en ufak hareketleri bile yakalayabilirler. Ancak ince detayları ve renkleri ayırt etme konusunda zayıflıkları vardır. İnsanlar trichromatik bir görüş sistemine sahipken, kediler daha çok kırmızı ve yeşil ayrımını yapmakta zorluk çekerler. Onların dünyası genelde daha yumuşak mavi ve yeşil tonlarından oluşur. Yüzünüze baktıklarında, kediler sahiplerini köpeklerin yaptığı gibi yüz hatlarından tanıyamazlar. Bunun yerine, koku, ses ve günlük alışkanlıklar gibi diğer ipuçlarına güvenirler. Bu da demektir ki, kediniz bir fotoğrafınıza bakıp tanımayabilir, ama yemek saatinde kapınızda belirir; çünkü o an, sizinle olan etkileşimleri ve alışkanlıkları önemlidir. Dolayısıyla, kediler için en önemli şey etkileşimdir, görünüm değil.

YouTube video image 1

Kedilerin sizin kim olduğunuzu belirlemede bakış açıları, gördüklerinden çok, davranışlarınıza bağlıdır. Onlar için, kimlik etkileşimle şekillenir, biçimle değil. Kediler, sizin boyunuza ya da yürüyüş şeklinize bakarak, insan mı yoksa bir kedi mi olduğunuzu değerlendirmezler. Sizinle olan etkileşimlerinize çok daha fazla odaklanırlar. Bu durum biraz tuhaf görünse de, derinlemesine incelemeye devam edersek, kedilerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu incelememiz gerekiyor.

Kedilerin sosyal davranışları, köpeklerin aksine, liderliğe veya hiyerarşiye dayalı değildir. Bunun yerine bağımsız karakterleri ile sosyal bağlar kurma şekilleri oldukça farklıdır. Kediler, birbirleriyle ve insanlar ile daha çok güven, bölge ve paylaşılan rutinler üzerinden bağlar oluştururlar. Kediniz bacaklarınıza sürtündüğünde, sizinle odadan odaya dolaştığında ya da kucağınıza aniden zıpladığında, sadece sevimli davranmıyor. Sizi başka bir kedi olarak görüyorlar, daha spesifik olarak, sosyal çevrelerine ait biri olarak algılıyorlar. Bu noktada, kediler arasında teslimiyet gösterimi, köpeklerin yaptığı gibi bir davranış değildir. Onlar daha çok güvene dayalı gevşek bağlar oluştururlar. Dolayısıyla, kediniz size bir ölü böcek getirdiğinde ya da bilgisayarınızın üstüne yatmakta ısrar ettiğinde, bunun amacı itaatsizlik değil, onları sevdikleri şekilde ifade etmeleridir.

YouTube video image 2

Kedilerin sizinle gerçekleştirdiği birçok davranış, diğer kedilerle gösterdikleri aynı davranışlardır. Örneğin; kucaklarınıza pençeleriyle yoğurduklarında, bu davranış sıradan bir eylem değil; annelerinin sütünü artırmak için yavru kedilerinin gösterdiği bir davranıştır. Ellerinizi ya da saçınızı yaladıklarında da, karşılıklı temizlenme (mutual grooming) yapıyorlar ve bu, kedilerin ilişkilerinde güçlü bir sevgi belirtisidir. Ayrıca, size miyavladıklarında, iletişim kurma çabası içindedirler. Yetişkin kediler genellikle birbirlerine nadiren miyavlarlar. Miyavlama, temelde insanlarla kurdukları özel bir iletişim biçimidir; sanki sadece bizimle konuşmak için geliştirdikleri bir dil varmış gibi.

Eğer kediler sizi bir kedi gibi görüyorsa, sizinle tipik kedi davranışları kullanarak iletişim kuruyorlarsa ve bu sosyal sinyaller üzerinden bağlar kuruyorlarsa, peki, onlar için neyi temsil ediyorsunuz? Birçok uzman, kedinizin sadece bir kedi olarak değil, aynı zamanda bir ebeveyn figürü olarak da sizi gördüğünü düşünüyor. Daha spesifik bir şekilde, sizi bir anne olarak algılıyorlar. Kedinizin yanınızda nasıl davrandığını düşünün; dikkat çekmek için miyavlar, sizi pençeleriyle yoğururlar, evde sizi takip ederler. Bu davranışlar, yavru kedilerin annelerine gösterdiği davranışların aynısıdır. Çünkü kediler için siz, onları besleyen, koruyan, rahatlatan ve ihtiyaçlarına yanıt veren kişisiniz. Bu sadece bir arkadaşlık değil, bir bağımlılık ve bakım ilişkisi kurar.

YouTube video image 3

Kedilerin sevgi gösterimleri de oldukça ilginçtir. Bir yavru kedi annesine sürtündüğünde, emzirme esnasında mırıldandığında veya ona sokulduğunda, bu güven dolu bir bağ kurma çabasının parçasıdır. Ayrıca, yetişkin kediler bu davranışları güven duydukları biriyle sürdürmeye devam ederler. Sizi sevgiyle kucakladıklarında, yüzlerini sizinkine yasladıklarında veya size rastgele bir nesne getirdiklerinde, bunun altında yatan sebep, sizi kendilerine üstün bir varlık olarak değil, bir ebeveyn olarak görmeleridir. Bu da, kedilerin yanınızda kendilerini güvende hissetmelerini, onayınızı aramalarını ve zaman zaman kıskancılık gibi davranışlar sergilemelerini sağlar.

Kediler, sizi bir koruyucu, onları gözeten biri olarak, ailelerinden biri gibi görmektedir. Peki, kedilerin cinsiyetinin bizimle olan etkileşimlerinde bir fark yaratıp yaratmadığı sorusu gündeme gelir. Evet, bireysel düzeyde tüm kediler farklılık gösterirken, erkek ve dişi kedilerin bizimle olan etkileşimlerinde genel bir model vardır. Bu kapsamlı bir konu olduğu için, bir sonraki yazıda erkek kedilerin neden bizimle yatmayı tercih ettiğini derinlemesine ele alacağım.

Kediler, dünyayı ve etraflarındaki canlıları anlamada ve onlarla etkileşim kurmada son derece ilginç ve karmaşık yaratıklardır. Onların gözünden kendinizi anlamak, hem onların hem de sizin için daha tatmin edici bir yaşam alanı oluşturabilir. Kedinizi ne kadar iyi anlar ve onun bakış açısını değerlendirirseniz, aranızdaki bağ o kadar güçlenir. Unutmayın, kediniz için etkili olmanın yolu, ona bir insan değil, onun dünyasındaki bir kedi olarak yaklaşmaktan geçiyor.