Kedinizle her gece uyumanın etkilerini düşündünüz mü? Ağustos 2014’te, Arizona’daki Mayo Clinic Uyku Tıbbı Merkezi, bu konuda bakış açımızı değiştiren çarpıcı bir çalışma gerçekleştirdi. Altı aylık süre zarfında, 150 katılımcının uyku alışkanlıklarını araştırdılar. Katılımcıların yarısı kedileriyle birlikte yatarken, diğer yarısı yalnız şekilde uyumuştu. Sonuçlar oldukça şaşırtıcıydı ve bu basit kararın uyku kalitemizi beklenmedik şekillerde nasıl etkileyebileceğini gösteriyordu. Bu bulguları keşfederken, kedinizle uyumanın geceniz üzerindeki etkilerini birlikte inceleyelim.

Kediler genellikle sahiplerinin soluk alma ritmiyle senkronize olur. Bu az bilinen davranış, kediniz ve sizin aranızdaki bağı derinleştirmenin en güçlü yollarından biridir. Beraber uyuduğunuzda, kedinin doğal grubun içinde uyuma davranışını uyguluyorsunuz. Bu, yaban kedilerinin doğal içgüdüsel alışkanlıklarının bir yankısıdır. Sizin modern yatak odanız, kedinizin güvenlik için grup içinde uyumak üzere geliştirdiği içgüdüleri biraz yansıtıyor. Çeşitli çalışmalara göre, birlikte geçirdiğiniz gecelerdeki samimi kucaklaşmalar, gün içinde geçirdiğiniz saatlerin çok ötesine uzanan bir güven ve sevgi bağı kuruyor.
Kediler, sahiplerinin vücut sıcaklığını paylaşarak uyumayı da tercih ederler. Uyku sırasında en savunmasız oldukları için, sadece en güvendikleri kişilerle vücut ısısını paylaşıyorlar ki bu da genellikle siz oluyorsunuz. Mayo Clinic araştırmasına dönecek olursak, katılımcıların %41’i evcil hayvanları sayesinde daha iyi uyuduklarını bildirmiştir. Uykusuzluk çeken bir birey, kedisinin yanında uyuduğu gecelerde uyku kalitesinin önemli ölçüde iyileştiğini belirtmiştir. Peki, bu neden oluyor? Tüm bunların arkasında hayvan terapisi etkisi yatıyor. Bir kedinin yastığınızda mırıldanması, bir rahatlama hissi uyandırıyor. Kediler doğası gereği alacakaranlıkta daha aktiftir, yani sabah ve akşam saatlerinde en hareketli dönemlerini geçirirler. Ancak bu uyum sağlayıcı canlılar, genellikle uyku düzenlerini insan arkadaşlarınınkilerle senkronize ederler ve kesintisiz bir uyku sağlanmasını teşvik ederler.
Özellikle travma sonrası stres bozukluğu yaşayan hastalarla uyumak üzere eğitimli terapi kedileri vardır. Bu kedilerin varlığı ve mırıldanma sesleri, gece rahatlığı sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. Kedinizin mırıldanması, ruhunuzu sakinleştirip, yarın için endişelere kapılmaktansa, şu an mevcut kalmanıza yardımcı olabilir. Günün stresiyle tavan arasında donakalan biri için, kedinin varlığı nazik bir sabit nokta olabilir ve tekrar sakin bir duruma dönmelerini sağlar. Yüksek stresli bazı profesyoneller, geceleri yanında bir kediyi kabul ettikten sonra kaygı ve uykusuzluk belirtilerinde belirgin bir azalma bildirmiştir. Bu nedenle, Mayo uyku çalışmasında, kedileriyle gecelerini paylaşan çoğu kedi sahibi, daha düşük stres seviyeleri ve uyku sağlığında iyileşmeler bildirmiştir.

Bir örnek vermek gerekirse, ameliyat sonrası bir kedi sahibi, kedisi yaralı bölgesinin yanına sokulduğunda acılarının azaldığını keşfetti. Hem de yarasının beklenenden daha hızlı iyileştiğini fark etti. Tesadüf mü? Bilim buna hayır diyor. Kedilerin mırıldanması yalnızca rahatlatıcı değil, 20 ile 140 Hertz arasında titreşerek kemiklerin ve dokuların iyileşmesini teşvik etmeye bilimsel olarak bağlıdır. Faydaları yaralı bölge iyileşmesiyle sınırlı kalmaz. Bir on yıllık çalışma, kedi sahiplerinin kalp krizi ya da felç geçirme olasılığının, kedi beslemeyenlere göre %30 daha düşük olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, bir kediye sahip olmanın hayatınızı kurtarabileceği ortaya çıkıyor.
Gerçekten ilginç bir hikaye ise, bir Amerikan ailenin alerji ile verdikleri savaştan sonra mantığa terstir bir karar verip, iki kediyi evlerine kabul etmeleridir. Beş yıl sonra, çocukları sürekli hapşırması gereken biri olmasına rağmen, alerji belirtisi göstermedi. Bu nasıl mümkün oldu? Görülen o ki, kedilerle büyüyen çocuklar, oyun saatinden uyku saatine kadar paylaşımlarını yaptıklarında, alerji ve astım gelişme riskleri daha düşük olabilmektedir. Kediler, alerjiyle mücadele eden sistemin güçlenmesine yardımcı olan bir nevi alerji kampa benzetilebilir. Onların tüy ve deri dökme durumları, çocukların bağışıklık sistemlerini daha güçlü ve dayanıklı hale getiriyor. Bu alerjenlere maruz kalmak, bağışıklık sisteminin güçlenmesi için bir antrenman gibidir; böylece bağışıklık sistemi, normalde kırmızı alarm durumuna getirecek şeylere duyarsız hale gelir.

Kedilerin uykuda tercih ettikleri alanlar çoğu zaman kendilerine ait olan yerlerdir. Kediler, bağımsızlıkları ile bilinirler ve genellikle daha yüksek bir bakış açısı ya da güvenli hissettikleri sıcak köşeleri tercih ederler. Eğer yatak, yüksek bir alan sunmuyorsa ya da aradıkları konforu sağlamıyorsa, eski bir karton kutu ya da dolabın üstü gibi başka yerleri tercih edebilirler. Kediler, çok duyarlı canlılardır ve uyku düzeninize uyum sağlamakta zorlanabilirler. Hareketler, gürültüler ve hatta horlama gibi sesler; kedilerin aradığı sessiz yastıklarla dinlenmelerini zorlaştırabilir. Bazen, yataktaki koşullar onlara yeterince rahat gelmeyebilir.
Kedilerin bireysel tercihleri de vardır. Bazı kediler yatakların yumuşaklığı yerine daha sağlam ve destekleyici yüzeyleri tercih edebilirler. Diğerleri ise yataktaki kokulara ve dokulara karşı hassas olabilir. Her canlı gibi kediler de benzersizdir ve bu durum onlara da uygulanabilir. Yaşlı kediler ya da sağlık sorunları olanlar, yatağınıza atlamakta zorluk çekebilir. Bu durumlarda, onlara bir adım yardımı sağlamak ya da yatak düzenini tekrar düşünmek, yatak odanızı daha erişilebilir ve davetkar hale getirebilir.

Peki, kedinizi sizinle uyumaya nasıl alıştırabilirsiniz? Öncelikle, kedinizin yatağınıza getirebileceği istenmeyen misafirler, yani pireler ile mücadele etmek önemlidir. Bu nedenle, düzenli pire tedavileri çok önemlidir. Aynı zamanda, kum kutusunun temizliğini sağlamak da güncel hijyen için oldukça kritik. Temiz bir kum kutusu, sadece hijyenik olarak destek sağlamakla kalmaz, ayrıca istemedikleri sürprizlerin yatak altına girmesini de azaltır. Yatak çarşaflarınızı haftada en az bir kez değiştirmek, kedinizin yatacak yeri olup olmadığını sağlamak adına, kirlilik, tüy ve potansiyel alerjenleri temizlemek için oldukça önemlidir. Daha sağlıklı bir uyku ortamı için, bir yatak koruyucu kullanmak, tüy ve deri dökülmesini azaltmak adına faydalı olabilir. Günlük olarak kedinizi taramak, tüy dökümünü ve alerjenleri azaltarak yatağınızı daha sağlıklı bir uyku yeri haline getirir. Ayrıca, yatağında kedinize özel bir alan sağlamak, özel bir battaniye ya da kedi yastığı, tüylerin bir noktada toplanmasını sağlayabilir ve kedinizin kendisini güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
Yatak odanızı bu şekilde kedi magneti hâline getirmek için şu adımları izleyebilirsiniz. Kedinizin yatağa atlamasını teşvik etmek için, ödüllendirici davranışları benimseyebilirsiniz. Kediniz yatağa atladığında ödül maması vermek, bu alışkanlığı çok kolay hale getirecektir. Böylece, yatağınız pozitif hislerle dolup taşan bir yer halini alır. Yatmadan önce biraz oyun oynamak da, epey yorgun bir kedinin gece uykusuna geçmesine yardımcı olacaktır. Bu, sadece uykuya hazırlanmasını sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gecenin ilerleyen saatlerinde evin içinde koşmak yerine sizinle kucaklaşmayı daha cazip hale getirir. Kedilerin bağımsızlıklarının değerini de unutmamak gerekir. Yatağınıza istediği gibi gelip gidebilmesini sağlamak için, yatağın kenarlarını net bir şekilde bırakmalısınız. Yatakta sadece ona ait bir alan (sevdiği bir yastık ya da battaniye) ayırmak, kedinize kendisini güvende hissettirir.
Eğer buraya kadar geldiyseniz, kedilere olan düşkünlüğünüzü anlıyorum. Sizi başka bir ilginç konu ile baş başa bırakmak istiyorum; kedilerin en çok sevdiği şeyleri bilmek, kedinizle olan ilişkinizi güçlendirmenize yardımcı olur. Bu konuda daha fazla bilgi almak için buradaki videoyu izleyebilirsiniz. Kedilerin harika dünyasında birlikte devam edelim!