Kediniz sizinle birlikte geçirdiği süre boyunca sürekli olarak bazı sevgi hareketleri gösterir. Bu hareketlerin çoğu sahibi tarafından göz ardı edilse de, kedinizin size duyduğu sevgi ve bağlılığı anlamak için önemlidir. İşte, kedinizin ömrü boyunca sizden beklediği yirmi dört sevgi hareketi:

Günlük yaşamınızda sıkça karşılaştığınız ama anlamını belki de hiç sorgulamadığınız anlardan başlayalım. Kedinizle karşı karşıya geldiğinizde gözlerinizi kilitlediğiniz o an, kedinizin yavaşça gözlerini kapatıp tekrar açması, bir uyku hali değil, bir öpücük anlamına geliyor. Sussex Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, kedilerin sahiplerine karşı yavaş göz kırpması durumunda, bu karşılık verildiğinde daha sık yavaş göz kırptığını ortaya koymuştur. Bu, kedinizin “Seni seviyorum” demenin en sessiz yoludur.

Kedinizin pençesinin ritmik bir şekilde bir örtüye, kucağınıza ya da vücudunuza baskı yapması, belki sizin için tuhaf bir davranış gibi görünüyor. Ancak bu hareket, kedinizin bebeğiyle olan bağını hatırlatıyor. Yavru kediler, annelerinin karnında süt akışını teşvik eden ve kendilerini güvende hissetmelerine sebep olan yüzlerce hormon salgılarlar. Yetişkin kediniz yıllar sonra bu güvenli anı yeniden yaşamak için sizi seçiyor.
Kedinizin başını elinize, bacağınıza ya da yüzünüze onu dengeden düşürecek kadar sert bir şekilde sürtmesi, onu okşamak istemesi değil; sizi işaret etme ve sahiplenme davranışıdır. Kedinizin alnındaki koku bezleri, onun için önemli olan alanları işaret etmek için sadece sizinle kullanılır. Bu, kedinizin sizi kendi bölgesi olarak gördüğünün bir göstergesidir.
Mutfakta yürüdüğünüzde, arkanızdan gelen yumuşak patilerin aynı yolu takip etmesi, yalnızca bir yemek arayışı ya da merak değildir. Yaban hayatında, kediler sosyal gruplar halinde yaşar ve birbirlerini gözden kaybetmeden hareket etmeye alışkındır. Kediniz sizi takip ederek, sizi bir yere ait hissettiriyor ve sosyal bağınızı güçlendiriyor.
Kedinizin sizden uzaklaşması, sırtını size döndürmesi, bedensel savunmasızlık gösteren bir davranıştır. Bu, onun size güvendiğini ve artık kendini koruma ihtiyacı hissetmediğini ifade etmenin en açık yoludur. Bu davranışı, birçok sahibi yanlış anlar ve bir davet olarak görür; oysa bu, kedinizin size tamamen güvenmesini simgeler.

Kapıda gördüğünüz ölü bir böcek, asla yanlışlıkla bırakılmamıştır. Bu, kedinizin avlanma becerilerini sergilemek için yaptığı bir gösterim değil, tam tersine, sizin için bir besin sunma eylemidir. Kediniz, sizin kendinize bakamadığını düşündüğünden, size bir av getirmekte ve yardımcı olmaya çalışmaktadır.
Geceleri yatağınıza bira yastığınızın yanına giden kediniz, yalnızca sıcaklık arayışında olduğunu düşünüyorsunuz. Ancak kedinizin seçtiği yer, tamamen güvende hissettiği yerin siz olmasıdır. Herhangi bir başka yumuşak yüzeyden daha çok sizi tercih etmesi, onun için gerçek bir güven alanı oluşturduğunuzun bir göstergesidir.
Kedinizin size karşı olan davranışları, günlük yaşamınızın ince, sessiz ifadeleridir. Bunlar, çoğu sahibi tarafından göz ardı edilse de, kedinizin duyduğu sevginin ve bağlılığın somut kanıtlarıdır. Ancak bu sekiz hareket yalnızca başlangıçtır.
Şimdi daha kişisel bir aşamaya geçelim. Bu ağaçların kabuklarının arasına gizlenmiş olan bir dizi davranış, kedinizin tamamen güvende hissettiği anlarda ortaya çıkar. Çoğu insan, kedisinin başının tepesini okşar. Fakat hemen hemen kimse, göz ile kulak arasında yer alan sıcak bölgeye dokunmaz. Bu nokta, bir kedinin annesinin yavrularını temizlerken odaklandığı alandır ve bu bölgeye dokunmak, kedinizin stres seviyesini azaltdığı gibi derin bir sevgi aktarımıdır.

Kediniz odanın kapısında beklerken, sizin geldiğiniz sesi tanımak için kendisini pozisyon alır. Sizin araba sesinizi, adım seslerinizi ve anahtar sesinizi tanımaktadır. Evden ayrıldığınızda, birkaç dakika önce kedinizin kalp atışları hızlanır ve stres seviyeleri yükselir. Bu tür bir ayrılık ritüeli geliştirmeniz çok önemli. Kedinizin gidişatınızı belirlemeniz ve her gidişin her seferinde bir dönüş ifade etmesi gerektiğini hatırlatmanız gerekiyor.
Uzaklaştığınızda yanınıza gelen kediniz, yalnızca varlığıyla değil, içten bir ilgisiyle de yanınızda durmayı seçer. Bu, sizin yanınızdaki derin bir bağın ve güvenin bir göstergesidir. Kediniz, ruh halinizi okur ve bir sorun olduğunda yanınıza gelerek destek olmaya çalışır.
Kedinizin bir rahatsızlık yaşaması durumunda, ona aşırı ilgi göstermek yerine sakin, sessiz bir varlık olarak yanında olmak en iyisidir. Bu tür bir huzur, kedinizin iyileşme sürecinde en büyük yardımı sağlar.
Yaşlı bir kedinin, göz teması kurarkenki süresi uzar. Bu davranış, kedinizin artık zamana karşı savaşıp sizinle olan bağını pekiştirmek için geldiğini gösterir. Annesinin ona söylediği gibi, artık “Tamam, benim için endişelenmene gerek yok.” demek istiyor.
Bütün bu küçük hareketler ve davranışlar, kedinizin kendini güvende hissettiği, sizinle kurduğu derin bağlılıkların bir yapısıdır. Kedi ve insan arasındaki iletişim genellikle göz ardı edilse de, bu ince ayrıntılar kedinizin size duyduğu sevginin derinliğini gösteriyor. Hayatınız boyunca bu kadar önemli bir varlıkla beraber olduğunuzu unutmamak ve böylece küçük ama değerli bu sevgi hareketlerini daha fazla anlamak, siz ve kediniz arasındaki ilişkiyi daha da güçlendirecektir.