Kedinizin duyduğu kelimeler üzerine düşündünüz mü? Özellikle “dışarı çık” dediğinizde neden hiç tepki vermediklerini ya da “atıştırmalık” kelimesini duyduklarında nasıl aniden dikkatinizi çekip yanınıza geldiklerini? İşte bu durumun arkasında bilimsel bir açıklama var. Bugün, kedilerin gerçekten anladığı beş kelimeyi inceleyeceğiz. Üçüncüsü ise tamamıyla şaşırtıcı bir bilgi. Ancak bu sihirli kelimelere geçmeden önce, kedilerin kelimeleri köpekler gibi anladığını mı düşünüyorsunuz? 2019 yılında Tokyo Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, kedilerin insan kelimelerini ayırt edip tanıyabildiğini ancak köpekler gibi tepki vermediklerini ortaya koydu. Köpekler, insan emirlerine itaat etmeleri için evcilleştirilen bir türken, kediler yalnız avcılar olarak evrimleşti ve sosyal anlamda bizlere bağımlı değiller. Fakat bu, anlayışlarının olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, kediler aslında bizden beklediğimizden çok daha fazlasını anlayabilir.

Kedileri, sınıfta her zaman parmak kaldıran hevesli bir öğrenci olarak düşünün; köpekler ise arka sırada oturan, dikkat etmiyormuş gibi görünen fakat her şeyi öğrenen dehanın ta kendisi. Japon kediler davranışları konusunda uzmanlaşmış araştırmacı Dr. Atsuko Sido, kedilerin, yabancılar tarafından çağrıldıklarında bile isimlerini tanıdıklarını keşfetti. Kediler yalnızca isimlerini tanımakla kalmaz, aynı zamanda insan kelime dağarcığını da anlarlar. Ve işin ilginç kısmı, belirli kelimeleri eylemler, duygular ve rutinlerle ilişkilendirirler. Yani kedileriniz, düşündüğünüzden çok daha fazla kelimeyi biliyorlar.
Kedilerin, köpeklerden farklı olarak, kelimeleri deneyimleriyle ilişkilendirdiğini unutmamak gerekir. Eğer bir kelime sürekli olarak önemli bir şeyle —örneğin yemek veya sevgiyle— bağlantılıysa, kediniz bunu kolaylıkla kavrayacaktır. Fakat sosyal onay arayan köpeklerin aksine, kediler anlayışlarını çok belirgin bir şekilde göstermeyebilir. Şimdi, kedinizin gerçekten anladığı beş kelimeye geçelim.

Birinci kelime, “hayır.” Bu sizi şaşırtabilir ama kediler gerçekten “hayır” kelimesini anlıyor. Olumsuz emirleri, düşündüğümüzden daha iyi kavrıyorlar. Ancak işin püf noktası, umursamamaları. Çünkü kedilerin bize göre tamamen farklı bir değer sistemleri var. Kediler, genç bir ergenin ebeveynlerini yok sayma becerisi kadar sofistike bir karar verme sistemi aracılığıyla olayı değerlendiriyorlar. Köpekler, insan onayını arayacak şekilde evrimleştiği için, kediler hala aslında yaban hayvanları olarak kalıyorlar. Kediler, bu yüzden neden itaat etmezler? Çünkü bunu yapmanın onlara daha fazla eğlence veya ödül sunduğunu düşündüklerinde, istenmeyen davranışlarını sürdürmeye devam ederler. İlk olarak, sizin tonunuzu analiz ederler; evet, hiç şüphesiz, mutlu olmadığınızı anlarlar. Ardından, olasılıkları ve devam etmeleri durumunda alacakları ödülü tartarlar. Ve en etkileyici kısım, itaat edip etmeme konusunda bilinçli bir karar verirler. “Hayır” denildiğinde kedilerin bazen duraksadığını fark ettiniz mi? Bu bir tereddüt değil, aslında beyinlerinin durumu işleme sürecidir.
2023’te Helsinki Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, “hayır”ı sıkça görmezden gelen kedilerin problem çözme testlerinde daha yüksek puan aldığını buldu. Bu küçük isyancılar, zor olmak için değil, akıllarını sergilemek için bu davranışı sergiliyorlar. “Hayır” kelimesini daha etkili hale getirmek istiyorsanız, sadece “hayır” demek yerine, kedinizi yapabilir olduğu başka bir şey üzerine yönlendirin ve eğer itaat ederse, sevgiyi veya bir atıştırmalıkla ödüllendirin. Yani kediniz “hayır”ı anlıyor ama onlara daha iyi bir teklif yapmanızı bekliyor.

İkinci kelime ise, “isimleri.” Bu oldukça açık bir durum ama bilimsel verilerle de destekleniyor. Kediniz, kendi adını biliyor. Scientific Reports dergisinde yayımlanan bir çalışma, kedilerin isimlerine nasıl tepki verdiklerini rastgele kelimelerle karşılaştırarak incelemiştir. Araştırmacılar, kedilerin yabancılar tarafından çağrıldıklarında bile isimlerine tepki verdiklerini gördü; kulaklarını hareket ettiriyor, başlarını çeviriyor veya kuyruklarını sallıyorlardı. Kediler, isimlerini önemli bir ses olarak önceliklendirirler; ancak tepki verip vermemeleri ruh hallerine bağlıdır.
Üçüncü kelime “buraya gel.” Bu, her kedi sahibi için ulaşılması gereken bir cümle. Araştırmalar, kedilerin bu komutu köpeklerden çok farklı bir şekilde işlediğini göstermektedir. Köpekler sosyal sinyallere yanıt vermeye programlanmışken, kedilerin çağrıldıklarında gelmeleri için gerçekten iyi bir sebebe ihtiyaçları vardır. Dr. Sarah Ellis, kedilerin “buraya gel” komutuna %80’e kadar güvenilir bir şekilde yanıt verebileceğini keşfetti. Ancak burada bir yapısal diverjans var. Kedilere “buraya gel” dediklerinde genellikle onlardan yanlış bir şey yaptıklarında gelmelerini isteriz. Bu da kedilerin sizi görmezden gelmesinin nedeni olabilir. Devrim niteliğinde bir yaklaşım olarak, “buraya gel” kelimesini yalnızca harika bir şey olacağı zaman kullanmayı deneyin. Belki akşam yemeği zamanı ya da en sevdikleri oyuncak ya da atıştırmalık elinizdeyken. Burada anahtar, tutarlılık ve olumlu ilişkilendirmedir. Zamanla kediler, iyi şeylerin, size itaat ettiklerinde olduğunu öğrenerek “buraya gel”vermelere yanıt vermeye başlarlar.
Dördüncü kelime “aferin.” Bu kelime, kedimizin bizden aldığı takdiri güçlü bir şekilde yansıtır. 2021’de Oregon Eyalet Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, kedilerin çoğunun insan etkileşimini ve sevgisini yiyecekten daha fazla tercih ettiklerini keşfetti. Ancak araştırmanın ilginç kısmı, kedilerin seslerimizdeki duygusal durumu son derece hassas bir şekilde ayırt edebilmeleridir. “Aferin tatlım” dediğimizde, yalnızca kelimeleri duymuyorlar; bizim duygusal halimizi, beden dilimizi ve yüz ifadelerimizdeki küçük değişimleri de alıyorlar. Dr. Kristen Vitali, yapılan araştırma ile ilgili önemli bir bulguya ulaştı. İnsan takdirine maruz kalan kediler, daha güçlü bağlar kurarak gelecekte insan etkileşimine daha fazla ilgi göstermektedirler. Bunu şöyle düşünün: Kedilerinizi övdüğünüzde, sadece kelimeleri söylemiyorsunuz; aynı zamanda bilim insanlarının “pozitif duygusal geri bildirim döngüsü” dediği bir sürecin de kapılarını açıyorsunuz.
Son kelime ise, “yemek” ve ona bağlı kelimelerdir. Kediniz, “atıştırmalık” veya “akşam yemeği” dediğinizde neden aniden dikkat kesiliyorsa, bu yalnızca hayal gücünüz değil. Araştırmalar, kedilerin belirli sesleri ödüllerle ilişkilendirdiğini göstermektedir. “Yemek,” “ye” veya “atıştırmalık” gibi kelimeler, anında tepki verirler. Kediler besin kelimelerini klasik koşullandırma yoluyla öğrenirler. Her “atıştırmalık” dediğinizde ve ardından onlara yemeği verdiğinizde, kedinin beyni ile kelime ve ödül arasında bir bağ kurulur. Farklı tonlarda bahsederek deneme yapmayı deneyin ve kedinizin yine de tepkisini nasıl vereceğine dikkat edin. Bazı kediler, ton ve bağlam yoluyla öğrenirken, diğerleri kelimenin kendisinin sesini tanıyabilir.

Peki, kedinizin anladığı bu kelimelerin ne kadarı var? Onların özel kelimeleri neler? Bunları bize yorumlarda bildirin. Kedilerin, sizi görünce neden sürekli uzandıklarını merak ettiniz mi? Ekrandaki bu videoda, bu konu hakkında detaylı bilgi veriyorum. Ayrıca kedilerin ilginç alışkanlıklarının nedenlerini de açıklıyorum. İlginizi çekiyorsa, ekranınıza tıklayarak bu muhteşem kediler dünyasına geçiş yapın.