Kedinizin size canını emanet ettiğini gösteren bazı işaretler vardır. Kediler, pek çok zaman sessiz ve ince bir dil kullanarak yanlarında kendilerini güvende hissettiklerini gösterirler. Bu işaretlerden bazıları o kadar küçük ve özeldir ki, çoğu kedi sahibi tarafından fark edilmez. Bu yazıda kedinizin size olan güveninin beş önemli işaretine odaklanacağız.

İlk işaret, muhtemelen daha önce yanlış anladığınız küçük bir titreme. Kediniz, size doğru yaklaşırken, kuyruğunun ucu hafifçe titremeye başlar. Bu hareket genellikle iki saniye kadar sürer ve çoğu kedi sahibi bunu ya atlar ya da sağlık sorununa işaret ettiğini düşünür. Kediniz size doğru gelirken kuyruğunu dik tutuyorsa ve ucu titriyorsa, bu durum onların sinir sisteminin, sizi gördüklerinde annelerini uzun bir süre sonra tekrar gördükleri gibi bir tepkiyle yanıt verdiğini gösterir. Yavru kediler, doğada anneleriyle buluştuklarında bu davranışı sergilerler. Bu, onların sosyal iletişiminin ilk sinyallerinden biridir ve güven duygusunu ifade eder. “Ben seni tanıyorum ve burada olduğun için mutluyum” demektir. Aynı zamanda kedilerin verebileceği en samimi sinyallerden biridir çünkü bu hareket kısmen istem dışıdır ve sahte bir duyguyla yapılması mümkün değildir. Kedinizin bedeni, beyinlerinin ne olduğuna yetişmeden tepkide bulunur.
Daha ilginç bir durum ise bazı kedilerin bu davranışın bir versiyonunu göstermesidir ki bu durum uzmanlar tarafından “hayali izleme” (phantom spraying) olarak adlandırılır. Bu kediler, idrar bırakmadan koku bırakma hareketlerini yaparlar. Bir yüzeye doğru geri giderler ve selamlaşırken olduğu gibi kuyrukları titrer. Ancak dışarıda hiçbir şey bırakmazlar. Bu durum, bazı kedi sahipleri için garip gelebilir ve endişe yaratabilir, fakat bu davranış genellikle güvene dayalı bir davranıştır. Kedinin bedeni “Burası benim yerim, bu benim insanım” demek için programlanmıştır. Hayali izleme, kedi için iz bırakmayan ama yine de bir sinyal yollayan bir durumdur. Her kedi bu davranışı göstermez ve yaptıkları hareketin yoğunluğu değişkenlik gösterir. Bazı kedilerin kuyrukları öyle hafif titrer ki gözlerinizi kapatsanız bile fark edersiniz, bazılarında ise heyecanla neredeyse sarsılır. Yani, kediniz size yaklaşırken kuyrukları dik ve titriyorsa, kedinin davranışlarında güvenin en eski işaretlerinden birini gördüğünüzü bilmelisiniz; bu durum, anneler ve yavrular arasında kökeni olan bir sinyaldir. Ancak bu küçük titreme yüzeydeki bir işarettir. Kedinizin size karşı daha fazla bir güven hissedip daha kırılgan bir durumu açığa çıkardığı zaman neler olduğunu ele alalım.

İkinci işaret, kedinizin sizi izlerken başarısızlıklarını gösterebilmesidir. Kediler, mekânda nasıl hareket ettiklerinin farkındadırlar. Eğer kedinizin bir atlayışta başarısız olup hemen ardından hiçbir şey olmamış gibi davranışlarına tanık olduysanız, ne demek istediğimi biliyorsunuzdur. Hata yaptıklarında bunu bilirler. Dolayısıyla, kedinizin önünüzde bir şeyi yanlış değerlendirdiğinde neler olduğunu gözlemleyin. Olayın ardından odada kalan bir kedi, sadece basit bir rahatlık göstermez. Zamanla, sizin tehditkar bir şekilde tepki vermeyeceğinizi öğrenmişlerdir. Siz orada, her zamanki gibi sakin ve durgun durursunuz. Yaban kedisi kolonilerinde zayıflık veya kötü koordinasyon göstermek, istenmeyen dikkat çekebilir. Diğer kediler bu durumu fark eder, bu yüzden savunmasızlıklarını gizleme içgüdüsü oldukça derin bir şekilde yerleşmiştir. Bir barınaktaki ya da yeni bir evdeki kedi çoğunlukla sendelediğinde ya da düştüğünde uzun süre kaybolur çünkü otomatik reaksiyonu geri çekilmek ve toparlanmaktır. Güvende hissetmeyi öğrenen bir kedi, sendeledikten sonra 20 dakika kadar kaybolabilir. Ancak kedinizin böyle bir şey yapmadığı, size doğrudan bir sonraki işareti gösterir; bu işaret belki de şu an farkında olmadan sergilediği bir davranıştır.

Üçüncü işaret, konuştuğunuzda kedinizin kulaklarının hangi yöne döndüğünü izlemektir. Çoğu kedi sahibi kuyrukları izler. Bazıları gözleri takip eder. Fakat neredeyse kimse, bir konuşma sırasında kulakların ne yaptığını fark etmez. Kedinizle konuştuğunuzda ve kulakları sesinize doğru hafifçe dönüyorsa, vücutlarının geri kalanı durgun kalıyorsa, bu özel bir tepkidir. Sadece sizi duymakla kalmıyorlar; aynı zamanda sizinle dikkatlice ilgileniyorlar demektir. Kedilerin her kulağında 30’dan fazla kas bulunduğu için her iki kulağı bağımsız olarak hareket ettirebilirler; bu, onları minik uydu antenleri gibi döndürmeleri anlamına gelir. Araştırmalar, kedilerin sadece sesleri duymakla kalmayıp aynı zamanda onları filtrelediklerini de göstermiştir. Rahat bir kedi, çevresindeki gürültüleri azaltabilir; buzdolabının uğultusu, dışarıda geçen arabalar ve hatta diğer insanların konuşmaları gibi. Ancak bir kedinin belirli bir sesi duyduğu zaman, farklı bir tepki verir. Kulakları o sesi izlerken, bedeni tamamen durgun kalır.
Tokyo Üniversitesi tarafından 2013 yılında yapılan bir araştırma, kedilerin bakıcılarının seslerini yabancı seslerden ayırt edebildiğini ortaya koydu. Yaşadıkları kişinin sesini duyduklarında, kulak hareketleri, baş eğmeleri ve gözbebeği boyutlarında ince değişiklikler gibi küçük fiziksel tepkiler gösteriyorlardı. Ancak bu tepkiler, tanıdık sesler dışında gerçekleşmiyordu. En önemli bulgu, bakıcılara daha güçlü bağları olan kedilerin daha yoğun tepkiler gösterdiği oldu. Yani, eğer kanepede kedinizle konuşuyorsanız ve o, vücudu tamamen rahat kalırken o küçük kulakların size dönmüş olduğunu görüyorsanız, kedinizin beyninin sizin sesinize bu şekilde yanıt verdiğini izliyorsunuz. Bu, ortamdaki tanıdık ve güvenli seslere karşı verdiği tepkiden farksızdır. Artık o kadar sık sizi duyuyorlar ki, sesiniz dikkat yerine rahatlama tetikliyor. Bazı kediler daha ileri gider. İki kulaklarını öne doğru çevirip, sesi daha iyi duymak için sanki sesi kucaklıyormuş gibi açık tutarlar. Bu, tamamen gönüllü bir dikkat vermenin ifadesidir. Sesin yüksekliği ya da tehditten dolayı değil, sizi dinlemeyi seçtikleri için sağlanan bir durumdur. Kulaklar çok şey ifade eder, ancak kedinizin tüm bedeni, güven hissinin gerçekten yerleştiği zaman farklı bir hikaye anlatır.
Dördüncü olarak, kedinizin yanınıza nasıl yerleştiğine dikkat edin. Bu akşam deneyin. Üzerinize düşmeden, en sık oturduğunuz yere oturun. Kedinizi çağırmayın ya da dokunmaya çalışmayın. Sadece orada oturun. Eğer yaklaşırsa, tamamen yatana kadar geçen süreyi gözlemleyin. Kendini güvenli hissetmeyen bir kedi hızlıca yatar ama gergin kalır. Ön ayaklarını bedeninin altına alır, başını yukarıda tutar ve her an kalkıp kaçmaya hazır olur. Uzmanlar, kedinin bu pozisyonunu somun (loaf) pozisyonu olarak adlandırır; bu pozisyonda kedi dört ayak da vücudunun altına saklandığı için rahat görünebilir fakat aslında yine de hareket etmeye hazırlıklı kalır. Kedi henüz tamamen rahatlamamıştır. Sizin önünüzde bedeni yavaş yavaş alçaldığında ve gerginliği aşamalı olarak serbest bıraktığında, farklı bir durum gerçekleşir. Önce bedeni gevşer. Sonra, ön ayaklar saklanır. Ardından baş yavaşça aşağı iner. Her aşamada sinir sistemi durumu kontrol eder: “Burada hala güvende miyim?” Evet. Bu süreç, kedinin tamamen yatarak bedeninin gevşediği noktaya kadar devam eder; bu da kedinin, vücudu gevşek ve tamamen dinlenirken kendisini rahat hissettiğini gösterir. Oregon Eyalet Üniversitesi’nin 2019’daki bir çalışması, kediler ve bakıcıları arasındaki duygusal bağı araştırarak, kedilerin %65’inin birincil kişilerine güvenli bir bağ geliştirdiğini tespit etmiştir. Bu güvenli bağlanan kediler, insan bebeklerine benzer bir davranış sergilerler; yakınındaki birincil kişileri varken rahatlar, keşfeder ve yavaşça çökerler. O kişi ayrıldığında stres yaşarlar, ancak geri döndüğünde hemen sakinleşirler. O yavaş, alçalan ve gevşeyen beden durumu, gözlerinizin önünde güvenli bağın fiziksel ifadesidir. Kediniz, sizi bir güven kaynağı olarak tanımlamış ve bedenleri sizin yanınızdayken gerginliği aşamalı olarak bırakmaya başlamıştır.
Son işaret ise, birçok insanın tamamen yanlış anladığı bir yemek zamanı davranışıdır. Kediniz, size sırtını dönecek şekilde yemek yer. Bu davranış bir tür hakaret gibi görünebilir. Kediniz, mama kabına yürüyüp tamamen sırtını döner ve arkasına bile bakmadan yemeye başlar. Bu, sanki sizi umursamıyormuş gibi bir izlenim yaratır. Ancak bu, kedinin sunabileceği en güçlü güven işaretlerinden biridir. Doğada yemek zamanı, her yırtıcı için en tehlikeli anlardan biridir. Duyuları yoğun bir şekilde meşguldür, kafası aşağıda kalır ve çevreyi izlemeyen bir hayvan, kolayca bir hedef haline gelir. Bu nedenle, vahşi kediler çoğunlukla dışarıya bakan bir şekilde yemek yerler. Sürekli olarak çevrelerini izler, ısırıklar arasında kafalarını kaldırarak gözlemlerler ve bu nedenle yemeklerine tamamen odaklanmazlar. Kediniz arkasını size döndüğünde, arkasındaki tehdit olmadığına karar vermişlerdir. Çevreyi izlemelerine gerek yoktur çünkü sizin, çevrelerinde neler olup bittiğini izleme görevini üstlendiğinize güvenirler. Vahşi kedi kolonilerinde, bu rahat yeme davranışı ancak birbirleriyle yeterince uzun süre yaşamış ve gerilim olmadan bölge ve yiyecek paylaşılan kediler arasında gerçekleşir. Bu, ilk bakışta tam bir kayıtsızlık gibi görünen derin bir sosyal davranıştır. Bazı kediler daha ileri gider. Belli ki, sadece bakıcısı aynı odadayken yer, ve o kişi ayrıldığında yemeyi durdurur. O kedi, en savunmasız anlarından birinde sizin varlığınızı güvenli bir sığınak olarak kullanır. Dolayısıyla, kediniz yemek yerken duvara dönmüşse ve arkasına bakmıyorsa, bedenine dikkat edin. Kulakları rahat mı? Postürü gevşek mi? Bu, kedinizin arkasında olduğunuzu bilerek nasıl hissettiğini gösterir. Bu tür bir güveni, yalnızca güçlü bir bağ paylaştıkları kişilere gösterirler.

Sonuç itibarıyla, kedinizin doğasına ve davranışlarına bakarak, onlarla olan ilişkinizi daha derinlemesine anlayabilirsiniz. Onların küçük sinyallerini doğru okuyabilmek, size ne kadar derin bir bağ kurduğunuzu gösterebilir. Kedinizin güvenini kazanmak, onunla olan ilişkinizi güçlendirir ve bu özel bağ, her iki taraf için de doyurucu bir deneyim sunar. Bu davranışları gözlemleyerek, kedinizin ne kadar güvende hissettiğini anlayabilir ve ona daha iyi bir ortam sağlayabilirsiniz.