Kedilerin duygusal bağ kurma biçimleri, pek çok kedi sahibi tarafından sıklıkla merak edilen bir konudur. Özellikle “Kedim beni seviyor mu?” sorusu, çoğu zaman akılları meşgul eder. Kedi sahipleri, kedilerin sadece yiyecek dolu bir kase için ya da sıcak bir varlık olarak yanlarında bulunup bulunmadıklarını sorgular. Ancak gerçekte, kedilerin sevgisi çok daha derin ve karmaşık bir yapıdadır.

Kedilerin ruhsal bağlılıkları belirli aşamalardan geçer ve bu aşamalar, kedinin sahipleriyle olan ilişkisini belirler. Kedi sevgisi yedi aşamada şekillenir ve çoğu kedi sahibi maalesef beşinci aşamaya ulaşamadan bu yolculuğu sonlandırır. Gelin, bu aşamaları detaylı bir şekilde inceleyelim.
Birinci aşama, “Amaçsız Varlık.” Bu aşama sessiz ve oldukça kolayca gözden kaçırılabilir. Kediniz sizi çağırdığınızda gelmiyor, kucağınıza oturmuyor ya da herhangi bir sevgi göstergesi yapmıyorsa, bu aşamanın başlangıcındasınızdır. Ama kediniz, sizin bulunduğunuz odaya girdiği her an sizinle aynı alanı paylaşıyor. Bu durumda çoğu kedi sahibi, kedisinin bir şey istediğini varsayar — belki yiyecek, belki kapının açılmasını. Ama gerçek şu ki, kediniz sizinle aynı alanda olmayı güvenli buluyor. Feline psikolojisi açısından bu “yakınlık hoşgörüsü” olarak tanımlanır ve bir kedinin derin bir bağ kurmadan önce hissetmesi gereken ilk adımdır. Kediniz size güvenmiyorsa, sizinle aynı odada bulunmaz.

İkinci aşama ise “Yavaş Göz Kırpması.” Bu sefer kediniz, size sadece bakıyor ve gözlerini yavaşça kapatıp açıyor. Çoğu insanlar bunu sıradan bir davranış olarak düşünür, ama bilim bunu önemser. 2020 yılında Sussex Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışmada, bu yavaş göz kırpmasının, kedilerin insanlar ile aralarındaki olumlu duygusal iletişimin bir biçimi olduğu bulunmuştur. Kedinizin sizi bu şekilde izlemesi, onların sizinle güvende hissettiğinin bir göstergesidir.

Üçüncü aşamada, kediniz size bir şey getiriyor. Bu, çoğu kedi sahibini yanıltabilir çünkü davranış her zaman sevimli olmayabilir. Kediniz, yerde bir oyuncak, bir saç lastiği ya da bazen dışarıda bulduğu, görmek istemediğiniz bir şeyi bırakır. İlk tepkiniz, kedinizin neden böyle davrandığını sorgulamak olabilir. Ancak bu, kedinin sürü içindeki davranışlarından kaynaklanır. Avlanma hediyeleri genellikle aile ile paylaşılır ve kediniz size bu hediyeyi getirerek, sizi kendi ailesinin bir parçası olarak benimsediğini gösteriyor. Bu noktada korkmamalısınız; kediniz sizden sadece yardım görmek isteyebilir. Bu, onların size olan samimiyetinin bir dışavurumudur.
Dördüncü aşama, “Yanında Uyuma.” Bu aşama çoğu kedi sahibi için kritik bir noktadır ve genellikle sahiplerin kendi davranışları yüzünden sekteye uğrayabilir. Uyku anlarında kediler savunmasızdırlar; bu yüzden sizinle yan yana uyumayı seçtiklerinde, aslında bu bir güven kararıdır. Birçok insan, kedilerini yalnızca yanlarında uyumaya bıraktıkları için yanılır. Ancak kedinizin sizinle aynı odada uyuması, onların size yeterince güvendiğinin işareti olarak değerlendirilebilir. Bu aşamada, kedinizin yanınızda uyuması, güvenli bir bağın temelini atıyor demektir.
Beşinci aşama çok özel bir aşamadır ve çoğu kedi sahibi burada durur. “Başınızla Dokunma.” Kediniz, kafasını size doğru yaslayarak kıvrılarak yanınıza gelir. Bu, özel bir beyaz düşünebiliriz. Kedilerin alnında ve yanaklarında kokuları bırakan bezler vardır ve bu şekilde, sizi kendilerine ait olarak işaretlerler. Bu davranış sadece bir isteme değil, tamamen bir sahiplenme ve güven duyma demektir. Eğer kediniz bunu yapıyorsa, bunun ne kadar nadir olduğunu bilmelisiniz. Bu aşama, kedinizin size olan sevgisinin, güveninin ve bağlılığının bir yansımasıdır.
Altıncı aşama, “Karın Göstermektir.” Birçok insan bunun yanlış anlaşılabileceğini düşünse de, kedinizin karnını size göstermesi, onların savunmasızlıklarının bir işareti olarak değerlendirilebilir. Ancak burada önemli olan, kedinizin gerçekten rahat bir durumda olması ve o an sizin yanında savunmasız olduğunu hissetmesidir. Kediniz karın kısmını size gösterdiğinde, bu, “Seninle güvendeyim, korkmuyorum.” demek olur.
Son aşama, “Korkan Zamanında Sizin Yanınıza Gelme.” Bu, belirli bir olaydan sonra kedinizin size doğru koşmasıdır. Eğer kediniz korku durumunda size geldi ise, bu büyük bir güven göstergesidir. Bu durum, kedinin “güvenli bir alan” ile insanlar arasındaki ikili ilişkilere dayanıyor ve en temelde, “en güvende olduğum yer sensin.” mesajını taşır. Eğer kediniz böyle bir durumda sizi tercih ediyorsa, o anki korku hissini aşma yolunda sizi seçmiş demektir.

Kedi sevgisi, köpek sevgisine benzemiyor. Köpekler sevgilerini açıkça, her an sergileme eğilimindedir. Ancak kedilerin sevgisi daha yavaş, dikkatli ve güven dolu bir gelişim sürecinden geçiyor. Bu nedenle, kedinizin hangi aşamada olduğunu ve sizinle arasındaki ilişkiyi değerlendirirken, her iki tarafın da sabırlı olması büyük önem taşıyor. Ama tüm bu aşamaları geçerek kedinizin sevgi dolu bir şekilde gelişen bir ilişki kurmasına katkıda bulunmuş oluyorsunuz. Şimdi, sizin kediniz bu yedi aşamadan hangisinde? Yıllardır gözlemlediğiniz bir davranış var mıydı? Yorumlarda sizin deneyimlerinizi merakla bekliyorum.